Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

3 Yıl Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları

Güncelleme tarihi: 24 May 2019

Eşler arasında açılan bir boşanma davasının reddi halinde, bu kararın kesinleşmesinden itibaren 3 yıl ayrı yaşama nedeniyle yeni bir boşanma davası açılabilmekte ve ortak hayat yeniden kurulamamamışsa, sadece ayrı yaşandığının ispatı ile boşanma kararı verilebilmektedir. Bu davanın hukuki gerekçesi ve şartlarını bu yazımızda açıklayacağız.

3 Yıl Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları
3 Yıl Ayrı Yaşama Nedeniyle Boşanma Davası ve Şartları| Av. Feyzullah ALTAŞ

Türk Medeni Kanunu 166/4. maddesinde “Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir” hükmü yer almaktadır.


1- Herhangi bir sebepten açılan ve reddedilen bir boşanma davası bulunmalıdır.

Öncelikle fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşlerden herhangi birinin herhangi bir nedene dayanarak bir boşanma davası açmış ve bu davanın reddedilmesi gerekmektedir. Verilen ret kararının da kesinleşmesi ve kesinleşme tarihi de fiili ayrılık süresi için önem arz etmektedir.


2- Ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl ayrı yaşanmış olmalıdır.

Daha önce açılan boşanma davasının ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl süre boyunca eşler ortak hayatı hiç kuramamış olmalıdır.


3- 3 yıl ayrı yaşama nedeniyle yeni bir boşanma davası açılmalıdır.

3 yıl süreyle ayrı yaşayan eşlerden biri TMK 166/4. Maddesi uyarınca boşanma davası açmalıdır. Bu davada yalnızca ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl boyunca birlikte yaşanmadığının ispatlanması halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve boşanmaya karar verilir.


Yargıtay Kararları


-2. Hukuk Dairesi 2017/2318 E. ,  2018/13729 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından reddedilen boşanma davası ve önceki boşanma davasında kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması talebi hakkında hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı erkek dava dilekçesinde, davalı kadın aleyhine daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2011/66 esas, 2011/218 karar sayılı dosyasında boşanma davası açtığını, retle sonuçlanan bu davasının 25.05.2011 tarihinde kesinleştiğini, iş bu dosyanın dava tarihi olan 19.03.2015 tarihine kadar 3 yılı aşkın süredir ortak hayatın yeniden kurulamadığını beyanla TMK’nun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda retle sonuçlanan önceki davanın kesinleşme tarihinden iş bu davanın açıldığı tarihe kadar kanunun öngördüğü 3 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesinde "Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir” hükmü bulunmaktadır. Davacı erkeğin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2011/66 esas, 2011/218 karar sayılı dosyası ile açmış olduğu boşanma davası reddedilmiş, bu karar 25.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Temyiz incelemesine konu dava ise 19.03.2015 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesinde belirtilen 3 yıllık sürenin dolduğu ve kesinleşme tarihinden itibaren ortak hayatın yeniden kurulamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken şartları oluşan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Davacı erkek tarafından boşanma davası ile birlikte ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2011/66 esas, 2011/218 karar sayılı boşanma dosyasında kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacı erkeğin bu talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.11.2018 (Per.)


-2. Hukuk Dairesi 2015/20851 E.,  2016/14404 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Taraflarca Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinde belirtilen fiili ayrılık nedenine dayalı olarak boşanma davası açılmıştır. Mahkeme tarafından, davalı-davacı kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmiş, erkeğin davası ise kadının kusurlu bir davranışının olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinde "Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir" hükmü bulunmaktadır. Davacı-davalı erkeğin, ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2011/430 esas, 2011/710 karar sayılı dosyası ile açmış olduğu boşanma davası reddedilmiş, bu karar 11.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyada ise davacı-davalı erkek tarafından 12.12.2014 tarihinde dava açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle Türk Medeni Kanununun 166/son maddesinde belirtilen 3 yıllık sürenin dolduğu ve kesinleşme tarihinden itibaren ortak hayatın yeniden kurulamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, şartları oluşan davacı-davalı erkeğin davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu husus temyiz kapsamı dışında bırakıldığından bozma sebebi yapılmamış ve eleştirmekle yetinilmiştir. 2-Davacı-davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.11.2016(Prş.)


Avukata Sor: 0545 255 75 17