Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Ankesör Soruşturmam/Davam Var Açığa Alınır veya İhraç Edilir Miyim?

Güncelleme tarihi: 26 Nis 2021

Her geçen gün gündemden düşmeyen ankesörlü telefon soruşturma ve davalarında askeri personellerin aklına gelen ilk sorulardan biri olan açığa alınıp alınmayacağı ve ihraç edilip edilmeyeceği merak edilen sorulardandır. Bu hususu mevzuat hükümleri ile birlikte kısaca açıklamaya çalışacağız. Ancak her dosyada farklı ayrıntılar olması ve bağlı bulunan kuvvetlerin farklı işlemler yapabilmesi nedeniyle burada açıkladıklarımızın kesin bir sonuca ulaştırması mümkün olmayacaktır.

Hakkınızda ankesörlü telefondan arandığınız iddiasıyla bir soruşturma açılarak gözaltı veya ifade işlemi sonrasında dosyanın soruşturma süreci içerisine girmiş bulunmaktasınız. Henüz bir dava açılmamış olsa da, yakın bir süreçte dava açılması muhtemel olacaktır. Bu süreç içerisinde görevde olan personeller yönünden süreçte değerlendirilebilecek kanun ve yönetmelik maddeleri aşağıda belirtilmiştir:


A. Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu 65. maddesinde yer alan düzenleme:


"Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:

Madde 65 – Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askerî memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır:

a) Haklarında taksirli suçlar hariç bir suçtan kamu davası açılanlara ilişkin iddianameler, kabulünü müteakip mahkeme tarafından sanığın mensubu bulunduğu kuvvet komutanlığına ve Milli Savunma Bakanlığına gönderilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis, taksirli suçlar hariç olmak üzere beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan veya yüz kızartıcı bir suçtan yahut emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı haklarında kamu davası açılanlar, ilgili kuvvet komutanlığının teklifi üzerine veya resen Milli Savunma Bakanlığı tarafından açığa alınabilirler. Milli Savunma Bakanlığınca askeri suçlar yönünden resen açığa alma işlemi tesis edilmeden önce fiilin işleniş şekli, niteliği ve disiplini ihlal derecesi bakımından açığa alınmayı gerektirip gerektirmediği hakkındaki görüşü ilgili kuvvet komutanlığından sorulabilir.

b) (a) bendi gereğince açığa çıkarılanlar yapmakta oldukları görevden alıkonulurlar ve kendilerine başka görev verilmez.

c) Bunlardan; 1. Yargılama sonunda beraatlerine, haklarındaki kamu davasının her ne sebeple olursa olsun ortadan kaldırılmasına veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veya kamu davasının reddine veya Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hükümlülüklerine yahut haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlerin açıkları, haklarındaki kararın kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılır.

2. Soruşturmaya konu olan fiillerin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşılanların açıkları, haklarında karar verilmesi beklenmeksizin kaldırılabilir.

3. Açıkta bulunanlar hakkında her üç ayda bir yapılacak değerlendirme sonucunda veya diğer nedenlerle açıklarının kalkması gerektiği değerlendirilenlerin açıkları kaldırılır.

d) Hükmün aleyhe bozulması ve mahkemece bu bozulmaya uyulması veya duruşmanın tatiline dair kararın ortadan kalkması veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirecek şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi hallerinde de (a) bendi hükmü uygulanır.


B. Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Yönetmeliği 29. maddesinde yer alan düzenleme:


"Geçici olarak görevden uzaklaştırma ve görev yerini değiştirme tedbiri

MADDE 29 – (1) Disiplinsizlik veya suç teşkil edebilecek bir fiili nedeniyle hakkında yapılan inceleme ve araştırmanın emniyetli ve sıhhatli olarak devam etmesi amacıyla, görevi başında kalmasında sakınca görülecek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş ve erler idari izinli sayılarak görevinden geçici olarak uzaklaştırılabilir.

(2) Geçici olarak görevden uzaklaştırma kararı; sıralı disiplin amirlerinden birisinin veya disiplin soruşturmacılarının teklifi üzerine ya da doğrudan disiplin amiri konumundaki asgari tugay ve eşiti ile daha üst seviyedeki birlik, karargâh veya kurum amirleri tarafından, on beş iş gününe kadar verilebilir. İhtiyaç duyulması hâlinde bu süre bir katına kadar artırılabilir.

(3) Görevden uzaklaştırma tedbiri; süresi sonunda başka bir işleme gerek kalmadan ortadan kalkacağı gibi, gerek görülmesi veya görevden uzaklaştırmaya neden olan fiilin herhangi bir suç veya disiplinsizlik teşkil etmediğinin anlaşılması hâlinde kararı veren disiplin amiri tarafından sürenin tamamlanmasından önce de kaldırılabilir. Görevden ayrı kalınan süre hizmetten sayılır. Bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatı devam eder, ancak emir veremez.

(4) Yapılan soruşturma sonunda, görevine devam etmesinde kendisi veya birliği açısından sakıncalar bulunduğuna karar verilen subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya sözleşmeli erbaş ve erin başka bir göreve atanması, kısa süreliğine görevden uzaklaştırmaya yetkili makamlar tarafından ilgili personeli atamaya yetkili makama teklif edilebilir. Atamaya yetkili makam tarafından, resen veya yapılan teklifin uygun görülmesi üzerine, ilgili personel zamana bağlı olmaksızın bulunduğu garnizonda veya başka garnizonda durumuna uygun başka bir kadroya ya da komutanlık emrine atanır."


C. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. Madde:


“GEÇİCİ MADDE 35- A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.

Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.

B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;

1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

2) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

3) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

4) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

5) Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

7) 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır.

8) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır.

9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu maddenin (A) fıkrasında belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu fıkradaki usule göre yapılır.

10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.


DEĞERLENDİRME


Görevden uzaklaştırma ve açığa alma

Mevzuatta görüldüğü üzere, hakkında bir soruşturma veya dava açılan personele ilişkin idareye geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Uygulanabilecek işlemler kısaca üç seçenek şeklindedir: görevden geçici uzaklaştırma, açığa alma ve ihraç. İdare veya bağlı bulunan kuvvet, soruşturma açıldığını öğrendiğinde görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemini kişilerin durumuna göre uygulayabilmektedir. Görevden uzaklaştırma usulü genel olarak idari soruşturmalar için uygulanan bir tedbir olmakla birlikte, ankesör davalarında genellikle hem idari soruşturma hem de adli soruşturma yapılmaktadır. Burada görevden uzaklaştırma veya açığa alma konusunda takdir idarenin olmaktadır. İdare bu takdir yetkisini bazen kişilerin hukuki durumlarına göre değerlendirebilmekle birlikte, genel kararlar da alabilmektedir. Örneğin ilk zamanlarda pek çok askeri personele görevden uzaklaştırma uygulanırken son zamanlarda açığa alma işleminin daha çok uygulandığı görülmektedir. Ancak her iki karar da bir tedbir mahiyetinde olup, soruşturma veya davanın lehe sonuçlanması halinde sonlandırılması gereklidir. Görevden uzaklaştırma daha çok süreye bağlı olduğundan bu süreçlerde açığa alma işleminin daha fazla uygulandığı görülmektedir.


Beraat veya takipsizlik kararı ile göreve geri dönebilir miyim?

Yukarıda yer alan açığa alma hükümleri uyarınca beraat ve benzeri kararlar alınması halinde mevzuat uyarınca kesinleşmesi de beklenmeden açık kararının kaldırılması gereklidir. Zira, burada idareye takdir yetkisi bırakılmamıştır. Bu şekilde karar alıp, göreve geri döndürülmeyenlerin idare mahkemesine dava açma hakkı mevcuttur.


İhraç işlemi uygulanır mı?

Kamu görevinden çıkarılma kararı yukarıda yer alan Geçici 35.madde uyarınca yapılmaktadır. Buna göre madde hükmünde herhangi bir şekilde soruşturma veya dava sonucunun beklenmesi öngörülmemiştir. (Bizce bu madde hükmü masumiyet ilkesine aykırı olup, hakkında hiçbir yargı kararı olmaksızın ihraç kararı verilmesi hukuka uygun değildir.) Bu nedenle, yine her personel hakkında farklı kararlar olabildiğini belirtmekle birlikte; genel itibariyle şu anki uygulama etkin pişmanlık beyanları veya mahkumiyet kararı alanlar hakkında kamu görevinden çıkarılması işleminin uygulanabildiğini görmekteyiz. Bunun dışında genel itibariyle soruşturma veya dava açılması nedeniyle doğrudan bir ihraç işlemi uygulanmamaktadır. Ancak yine belirttiğimiz gibi mevzuat hükmü çok muğlak bir şekilde sadece irtibat ve iltisak şeklinde belirtmesi nedeniyle, idareler bazen kendilerince şüpheli gördüğü personelleri ihraç edebilmektedir. Bu şekilde olan personellerin ihraç işlemine karşı idare mahkemesine dava açması gerekmektedir. Aksi takdirde haklarındaki davada beraat etseler dahi geri göreve dönmeleri mümkün olmamaktadır.


Sonuç itibariyle, ankesörlü telefon soruşturma/davaları yalnızca adli bir süreç olmayıp, bu adli sürece göre idari süreçlere de yol açabilmektedir. İdari süreçlerdeki işlemlere ise dava yolları belli sürelere bağlanmıştır. Tüm bu hem adli hem de idari sürecin takibi açısından bir uzmanla birlikte hareket edilmesi faydalı olacaktır.


Ankesör Soruşturmam/Davam Var Açığa Alınır veya İhraç Edilir Miyim?