Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

İlamlı İcra Takibi ve İcranın Geri Bırakılması Nedir?

İlam, bir davanın mahkemece hükme bağlandığını gösteren ve hükmü içeren resmi belgedir. İlamların hüküm kısmında genel olarak davacı veya davalı için pek çok yönden yükümlülükler yüklenebilmektedir. Bu yükümlülükler belli bir paranın ödenmesi olabileceği gibi boşanma, tespit vb. sonuçlar da içerebilmektedir. Burada genellikle taraflara yükümlülük yükleyen parasal hükümlerin ödenmesini sağlayan ilamlı icra takibini ve icranın geri bırakılmasını inceleyeceğiz. İlamlı icra takibi, mahkemece nihai hükmünde yer alan kararların icrası için yapılan bir icra takibi yoludur.

İlamlı İcra Takibi Nedir?
İlamlı İcra Takibi Nedir? | Av. Feyzullah ALTAŞ

İlamlı icra takibi, ülkemizin her yerindeki icra müdürlüklerinden başlatılabilmektedir. İlamlı icra takiplerinin, ilamsız icra takiplerinden önemli bir özelliği yetki kuralının bulunmamasıdır. İcra müdürlüğü ilamlı icra talebi üzerine, borçluya icra emri düzenleyerek borçlunun yedi gün içerisinde borcu ödemesini emreder.


İlamlı icra takiplerini, diğer icra takip yollarından ayıran en önemli özellik: takibe karşı itiraz hakkının icra müdürlüğüne değil, icra mahkemesine dava yolu ile yapılmasıdır. İlamsız icra takiplerinde itiraz edildiği anda takip olduğu yerde dururken, ilamlı icra takiplerinde itiraz takibi durdurmayıp, mahkemeden takibin durması için tedbir kararı alınması gereklidir.


İlamlı icra takibine itiraz(şikayet) süresiz şikayet hakkı saklı olmak üzere, genel olarak icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır.


İlamlı icra takipleri, kararın çeşitlerine göre kesinleşme beklenmeksizin başlatılabilmektedir. Bu nedenle borçlu taraf, ödemenin üst mahkemeye itirazın sonuçlanmasına kadar bekletilmesi için, icranın geriye bırakılması eski adıyla tehir-i icra başvurusunda bulunma imkanı vardır. İcranın geriye bırakılması, borç karşılığı teminat veya teminat mektubunun sunulması ve üst mahkemeye başvuru yapıldığını gösterir belge ile icra müdürlüğünden istenebilmektedir. İcra müdürlüğü bu başvuru üzerine ilgiliye üst mahkemeden icranın geriye bırakılması kararı getirmesi için genellikle doksan günlük bir mehil vesikası verir. Mehil vesikası verildiğinde icra takibi olduğu yerde durur. Borçlu süresi içerisinde icranın geriye bırakılması kararı getirmezse mehil kalkar ve takip devam eder. İcranın geriye bırakılması kararı verilip, icra müdürlüğüne bildirildiğinde, icra takibi üst mahkeme nihai karar verene kadar durur. Yani icranın geriye bırakılması, üst mahkeme kararı sonuçlanana kadar icra takibinin bekletilmesidir.


Şu an hukuk sistemimizde istinaf ve temyiz şeklinde iki aşamalı bir kanun yolu mevcuttur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin ilamlı icrasında, istinaf mahkemesinin kararına göre temyiz yoluna başvuruya bakılmaksızın takibin devam ettirilmesi ve teminatın bozdurulması imkanı vardır.


Sonuç olarak, ilamlı icra takibi bir hakkın mahkeme kanalıyla elde edilmesi için önemli aşamalardan biri olup, icra edilemeyen bir mahkeme kararının fayda sağlamayacağı açık olduğundan, ilgililerin sadece mahkeme aşamasında değil icra aşamasına da özellikle dikkat etmeleri gereklidir. Yukarıda açıklanan her durum, her olaya göre değişiklik gösterebildiğinden, kişilerin hak kaybına uğramaması adına hem mahkeme hem de icra takibi aşamalarında bir avukat ile birlikte hareket etmesi, hakkın elde edilmesi açısından önem taşımaktadır.