Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Ceza Yargılamasında İstinaf ve Süresi

Güncelleme tarihi: 6 Eki 2018

Hukukumuzda ceza yargılamasında istinaf kanun yolu uygulaması 20 Temmuz 2016 tarihinde İstinaf Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile fiilen başlamış olup, Ceza Muhakemeleri Kanununda yer alan istinafa ilişkin hükümler de uygulanmaya bu tarihten itibaren başlamıştır. Peki istinaf kanun yolu nedir ve ceza yargılamasında istinaf süreleri nasıldır?

Ceza Yargılamasında İstinaf ve Süresi
Ceza Yargılamasında İstinaf ve Süresi | Av. Feyzullah ALTAŞ

İstinaf kelime anlamı olarak "Baştan başlamak, yeniden başlamak" anlamlarına gelmekte, hukuki olarak da " İlk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem olay yönünden hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenmesidir. " Bu anlamda istinaf kanun yolunun, temyiz kanun yolundan en önemli farkı olay yönünden de denetleme ve yeniden yargılama yapabilmesidir.


İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna tabi kararlarına karşı (genellikle nihai kararlara karşı), Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk ve Ceza Dairelerine başvuru şeklinde yapılmaktadır.


Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk ve Ceza Daireleri kendilerine gelen istinaf başvurularını dosya üzerinden veya yeniden görülmesine karar verilmesi durumunda yeniden duruşma, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi gibi işlemleri yaparak yeni bir karar vermektedir. Bu karara karşı da Kanunda yazılı hallerde temyiz yoluna yani Yargıtay'a başvuru imkanı bulunmaktadır.


Ceza yargılamasında Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bunun yanında on beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.


İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime onaylattırılır. Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre bu kişilere tebliğ tarihinden başlar.


Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi yapılan istinaf başvurusu sonucunda;

a) İstinaf başvurusunun esastan reddine,

b) Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

c) Hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

d) Davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verir.


Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verme sebepleri aşağıda belirtilmiş olup, bunun dışındaki bozmaya yönelik hallerde davanın yeniden görülmesine karar vermektedir.

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.

c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.

d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi.

e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.

f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.

g) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.


Bölge Adliye Mahkemesinin bozma dışında kalan kararlarından CMK 286. maddesinde yer alan istisnalar hariç kararları temyiz kanun yoluna tabi olup, bu hallerde yine kararın tefhim veya tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde temyiz kanun yoluna başvurulması gerekmektedir.


Sonuç olarak, görüldüğü üzere ceza yargılamasında istinaf ve süresi, çeşitli istisna durumlara sahip olmakta ve başvuru süresi de çok kısa tutulmaktadır. Bu nedenle kişilerin hak kaybına uğramaması adına, ceza hukuku ile ilgilenen bir avukata (Ceza Avukatı Nedir? Ceza Avukatı Ankara) danışmasında yarar olacaktır.