Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Hukukumuzda Kesin Süre ve Sonuçları

Hukuk sistemimizde özellikle hukuk davalarında yargılamanın sürüncemede kalmaması ve bir an önce davanın sonuçlanması amacıyla tarafların yapacakları işlemlere ilişkin kesin süre kavramı yer almış olup, bu yazımızda kesin süre ve sonuçlarını yargı kararları ile açıklayacağız.

Kesin Süre ve Sonuçları | Av. Feyzullah ALTAŞ

Medeni usul hukukunda süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir (HMK m. 90/1). Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.


Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. (HMK m. 94)


Kesin süreye ilişkin ara karar açık bir şekilde yazılmalıdır. Ara karar kapsamı ve sonuçları hakkında tereddüde yer vermemeli, yorumu zorunlu kılmamalı, şarta bağlı olmamalı ve ilgilisi tarafından anlaşılabilir olmalıdır. Bunun için kesin sürenin miktarı, başlama ve bitim anı açıkça karara yazılmalıdır. Kesin sürenin bitim anı işin mahiyeti düşünülerek yorum çıkarmaya gerek olmaksızın açıkça belirtilmelidir.


Kesin süre verilen ara kararda tarafın yapması gereken işler somut biçimde ve ayrı ayrı belirtilmiş olmalıdır. Buna örnek olarak "dava açılırken gerekli olan 44,40-TL başvuru harcı, 44,40-TL karar harcı ve 100-TL olan nispi harcın iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılması" şeklinde gösterilebilir.


Hâkim ara kararında kesin süreye uyulmamasının sonuçlarını somut olarak açıklamalıdır. Bu somutluğa örnek olarak, "verilen kesin sürede işlemin yapılmaması halinde davanın usulden reddedileceği" şeklinde belirtilebilir.


Kendisine kesin süre verilen taraf, kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmazsa o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Yargı uygulamamıza göre hâkimin verdiği kesin süre ara kararı ile karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğar. Bu nedenle hâkim ara karardan dönemez.


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2016/953 K. 2016/19526 T. 22.9.2016 kararında: "Mahkemece gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için HMK'nun 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. "

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E: 2013/2049 K: 2016/143 K.T.: 10.02.2016 kararında:

"Mahkemece süre ve kesin süre ile ilgili verilecek ara kararı her türlü yanlış anlamayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler tereddüde yer vermeyecek şekilde teker teker belirtilmelidir. Bunun yanı sıra verilen sürenin yeterli olması, emredilen işlerin gerekli ve yapılabilir nitelik taşıması, ayrıca süreye uyulmamanın sonuçlarının açıkça hakim tarafından anlatılması, tarafların uyarılması da gereklidir. Tarafların vekille temsil edilmeleri kesin süreye uyulmama halinde karşılaşılacak yaptırımın ihtar edilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Zira bu husus vekilin yanında duruşmaya katılabilen müvekkilinin de hakim tarafından verilen kararın içeriğini ve yerine getirmeme halinde sonuçlarını öğrenmesi ve anlaması, gerektiğinde vekili denetlemesi açısından da önem arz edecektir. "


Görüldüğü üzere, hukuk davalarında özel önem arz eden kesin süre kavramı özellikle dikkat edilmesi gereken bir husustur. Zira, tamamen haklı bir davada gerekli usuli işlemleri gerekli sürelerde yapılmazsa haklılığın hiçbir önemi kalmayacak ve hak kayıpları meydana gelebilecektir. Bu durum idari davalar için de aynı şekildedir.


Ceza yargılamalarında ise re'sen araştırma ilkesi gereği, genellikle kesin süre verilmesi uygulamada sık rastlanmamaktadır. Zira, ceza yargılamasında asıl olan gerçeğin ortaya çıkması olduğundan genel olarak beyanlara ilişkin kesin süreler verilebilmektedir. Ancak, ceza yargılamasında pek çok süre kanunda açıkça yer aldığından, bu sürelere riayet edilmesi gerekmektedir.


Hukukumuzda Kesin Süre ve Sonuçları