Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Son Dönem Artan (KHK) İhraç Kararları

Güncelleme tarihi: 15 Eyl 2021

2021 ilkbahar dönemi itibariyle özellikle askeri personellerden hakkında davası devam eden, davası açılmamış, davası bulunmayan, karar verilmiş veya hiçbir işlem yapılmamış olsa dahi ihraç kararları verildiği görülmektedir. Söz konusu ihraç kararların yüksek çoğunluğunda yalnızca geçici 35. madde uyarınca FETÖ/PDY ile irtibat/iltisaklı olduğunuz şeklinde soyut ve genel bir gerekçeye yer verilmektedir. Ancak, bu döneme kadar mahkumiyet kararı veya etkin pişmanlık gibi durumlara dayanılarak ihraç kararı verilmekte iken, son dönemde böyle bir ayrım yapılmaksızın çok fazla personel ihraç edilmiştir. Kısaca bu yazıda ihraç kararlarının artmasının nedenlerini, hukuka uygunluğuna değineceğiz.


Öncelikle şu an verilen ihraç kararlarına ilişkin yasal dayanak 31/07/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici maddedir. Bu madde de sırasıyla tüm kamu personelleri yönünden ayrı ayrı belirtilerek ihraç yetkisine yer verilmiştir:


"GEÇİCİ MADDE 35- A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen

...

kamu görevinden çıkarılır.

...."


Düzenlemenin süresi yönünden bakıldığında ise bu yetkinin yayımlandığı tarihten itibaren üç yıl süre* ile verildiği görülmektedir. İlgili Kanunun yayım tarihi 31/07/2018 olup, 01/08/2021 tarihi itibariyle yeni bir düzenleme yapılmadığı takdirde bu düzenlemeye dayanılarak, yani irtibat/iltisak iddiasına ilişkin değerlendirme ile ihraç kararı verilemeyecektir. (*Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile süre dört yıla çıkarılmıştır.)


Burada, her ne kadar böyle bir durum mevcutsa da, kanun düzenlemesiyle bu sürenin uzatılabileceği veya yeni bir düzenleme yapılabilmesi mümkündür. Ancak, idareler muhtemelen uzatılmayacak olması halinde ihraç işlemine başvuramayacaklarını düşünerek, masumiyet karinesi de ihlal edilerek bu dönemde hakkında davası devam eden, davası açılmamış, davası bulunmayan, karar verilmiş veya hiçbir işlem yapılmamış olsa dahi tüm personele çok genel bir bakış açısıyla ihraç kararları uygulamaktadır. Bu şekilde personelin bir ilgisi yoksa mahkeme kararıyla dönsün gibi hukuk devletinde olması beklenemez bir düşünce olduğu görülmektedir.


Burada, idari açıdan genel kapsamda iki ayrı hukuka aykırılık mevcuttur.

  • Birincisi, hiçbir bilgi belge bulunmaksızın kamu görevinden çıkarılmak masumiyet karinesini ihlal etmektedir.

  • İkincisi ise idarenin daha önce davası devam eden ve hatta mahkumiyet kararı verilen personeli dahi ihraç etmediği döneme göre ihraç uygulanması eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.

Bunlar dışında her personel açısından kişisel durumuna göre de çeşitli hukuka aykırılıklar mevcut olabilmektedir. Bu anlamda, ihraç işlemlerine karşı genel dava açma süresi olan işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde dava açılması gerekmektedir. Aksi takdirde, kişinin hiçbir ilgisi olmasa da ve hakkında hata ile dahi işlem yapılsa memuriyete geri dönüşü mümkün olamamaktadır.


Yine, açılacak davalarda idari yargılama usulü kanununa uygun şekilde hazırlanmasına dikkat edilmesi önemlidir. Zira, idari yargılamalarda usul kuralları katı bir biçimde uygulanmakta ve herhangi bir şekilde yanlış yapıldığında dilekçeler reddedilebilmektedir. (Bkz. İdari yargıda dilekçenin reddi) Aynı hata tekrarlanması halinde ise davanın içeriğine girmeksizin dava esastan reddedilmektedir. Görevli veya yetkili olmayan mahkemelere açılan davalarda da süreç uzamaktadır. Bu nedenle dava açılış aşamasında süreler ve diğer yönlerden dikkatli olunmasını tavsiye ediyoruz.


Son Dönem Artan (KHK) İhraç Kararları