Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Faturaya İtiraz Usulü (İhtar/İade Faturası?)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tacirler tarafından satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika fatura olarak geçmektedir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda fatura tanımına yer verilmemekle birlikte kısaca bir menfaat sağlayan tacirlerin fatura vermesi konusuna değinmiştir. Bu yazımızda ise Türk Ticaret Kanunu kapsamında faturaya itiraz edilip edilmemesinin sonuçlarına, itiraz usulüne ve iade faturasının itiraz sayılıp sayılmayacağına değineceğiz.

Faturaya İtiraz Süresi

Türk Ticaret Kanunu uyarına faturaya itiraz süresi faturanın tebliğinden itibaren sekiz gündür.


Faturaya Süresi İçinde İtiraz Edilmemesi

Faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunulmamışsa bu içerik kabul edilmiş sayılmaktadır.


Faturaya İtiraz Usulü

Faturaya itiraza ilişkin belirli bir şekil şartı olmamakla birlikte, ispat etme noktasından hareketle yazılı olmasında fayda vardır. Uygulamada genellikle noter kanalı ile ihtarname gönderilerek yapılmaktadır. Bunun yanında iadeli taahhütlü posta, mail vb. yollarla da yapılabildiği görülse de, bu tür gönderilerin alıcıya ulaşıp ulaşmadığı ve içerikleri konusunda sorunlar yaşanabilmektedir.


Faturaya İtirazda İade Faturası Düzenlenmesi

Uygulamada çokça rastlandığı üzere tacirlerin faturalara ilişkin itirazlarını iade faturası şeklinde düzenleyip karşı tarafa gönderdikleri görülmektedir. Ne var ki, bu şekilde yapılan işlemler önemli ölçüde sorunlar yaratabilmektedir. Zira, iade faturalarında itiraz nedeni, hangi ürünlere itiraz edildiği veya bedele mi itiraz edildiği gibi hususlar açıklığa kavuşmamaktadır. Bununla birlikte mahkemelerin de iade faturası düzenlenmesinin itiraz sayılmayacağına ilişkin kararları gözetildiğinde faturaya itiraz usulü olarak iade faturası düzenlenmesinin uygun olmayacağı anlaşılmaktadır.


Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3222 E. , 2021/5256 K. sayılı kararında

"...davaya ve takibe konu davacı tarafça kesilen faturanın takip tarihi itibarıyla davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı her ne kadar fatura içeriği malların teslim edilmediğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını belirtmiş ise de, söz konusu faturayı ticari defterlerine kaydettiği ve süresi içinde faturaya itiraz etmediği, buna göre fatura içeriği mal veya hizmetin teslim alındığı yolundaki karinenin aksinin yani mal veya hizmetin teslim edilmediğinin ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının fatura içeriği mal veya hizmetin teslim edilmediğini ispatlayamadığı, davalı iade faturası kesmiş ise de söz konusu iade faturasının icra takibinden sonra düzenlendiği, davalının ödeme savunmasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...."


Faturaya İtiraz Usulü (İhtar/İade Faturası?)