Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Hukukumuzda Süreler (Usul Esastan Önce Gelir)*

Güncelleme tarihi: 24 May 2019

Hukukumuzda tüm vatandaşlarımızın ve avukat, hakim,savcı tüm hukukçularımızın en önce bilmesi gereken ve uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri hukukumuzda süreler, yani usul hükümleridir. *Aslı "Usul esasa mukaddemdir."

Usul dediğimizde, aklımıza sadece hukukumuzdaki süreler gelmemekle birlikte, bu yazımızda özetle belirlenen sürelere uymanın aslında ne kadar önemli olduğunu çeşitli hukuk dallarındaki örnekleriyle kısaca anlatmaya çalışacağız.


Kişi ne kadar haklı da olsa ve bu haklılığı çok açık bir şekilde anlaşılır olsa gerekli yerde ve zamanda bu hakkını öne sürmediği sürece, bu hakkını elde etmesine hukuki açıdan imkan yoktur.


Bu yazımızda hukuk/idare ve ceza davaları yönünden genel ve en bilinen bir kısım süreleri belirterek, bu sürelerde gerekli bazı işlemlerin yapılmaması durumunda karşılaşabilinecek hukuki sonuçlarından bahsedeceğiz. Hukukumuzdaki tüm sürelerin kısa bir yazıda belirtilmesi mümkün olamayacağından, bu yazının amacına da uygun olarak kısaca sürelere uymanın önemini belirteceğiz.


Örnek süreler ve uymamanın sonuçları


1- İşe İade Davası


a) Dava Açma Süresi: İş akdinin feshinin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuğa başvurulması, arabuluculuğun anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde son tutanağın düzenlediği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılması gerekir. Bu süreler içerisinde arabuluculuğa başvurmama ve dava açmama halinde, diğer şartlar incelenmeksizin, ne kadar haklı da olsanız işe iade imkanınız hukuki açıdan bulunmamaktadır.


b) İşverene başvuru: Dava açtınız ve işe iade kararı verildi, üst mahkemelerce de karar onandı ve işe iade kararınız kesinleşti. Bu halde kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde işverene işe iade edilmek için başvuru yapmalısınız. Aksi takdirde, ne kadar haklı da olsanız, tüm mahkemeler sizi haklı bulmuş olsa da, kanunen başvuru süresi içinde yapılmadığında fesih geçerli sayılmakta ve davayı uzunca bir süre takip etmeniz ve sonuçlandırmanız bir anlam ifade etmeyecektir.

(İşe iade ayrıntıları için tıklayınız.)


2- Ceza Davası


a) İstinaf/Temyiz Süresi: Hakkınızda bir ceza davası açıldı, dava devam etti ve hiçbir suçunuz olmamasına rağmen ceza verildi. Son duruşmanızda hakim yüzüne karşı ceza verildiğini söyledi. Bu halde istinaf/temyiz süresi 7 gün olduğundan bu süre içerisinde mahkemeye istinaf/temyiz başvurusunda bulunmadığınız anda, ne kadar haklı da olsanız, hiçbir suçunuz olmasa da, olağan kanun yolları anlamında kararınızın bir üst mahkemeye incelemeye gitme imkanı bulunmamaktadır.

(Ceza yargılamasında istinaf ve süresi için tıklayınız.)


3- İdari İşlemin İptal Davası


a) Genel Dava Açma Süresi: Bir idari işlem nedeniyle haksızlığa uğradınız ancak, bu işlemi tebliğ aldıktan 60 gün geçtikten sonra bir dava açmak istemeniz halinde, idare mahkemesi işin esasına geçmeden önce davanın süre yönünden reddine karar verecektir. Zira, idari işlemlere karşı dava açma süresi geçirildikten sonra dava açılmıştır.

(İdari davalar ve idari dava açma süresi için tıklayınız.)


Görüleceği üzere, bunlar gibi pek çok örnek vermek mümkündür. Kısaca önemli olan, kişilerin bir haksızlığa uğradığını düşündüğü anda, çok kısa bir süre içinde, bu konu ile ilgili uzman bir avukatın bilgisine başvurmasıdır. Zira, her dava konusu için ayrı süreler mevcut olup, kişilerin bu süreleri çoğu zaman bilmeleri mümkün olmamaktadır. Bu nedenle hukuki durumunuz hangi aşamada olursa olsun, hak kaybına uğramamak için avukatınıza danışmanız faydalı olacaktır.


Hukukumuzda Süreler (Usul Esastan Önce Gelir)


Avukata Sor: 0545 255 75 17