Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

İlk Celsede Tahliye (?)

Pek çok vatandaşımız, tutuklanan yakınlarının ilk celsede tahliye edilmesini istemekte ve bu taleple veya bir kısım avukatların 'ilk celsede tahliye ettiririz' gibi sözleriyle bu konu çokça gündeme gelmekte; yine pek çok vatandaşın aşırı yüksek ücretler verdiği ama ilk celsede tahliye gibi bir sonuç alınamadığı yakınmalarına maalesef denk gelmekteyiz.

İlk Celsede Tahliye (?)

Öncelikle tutukluluğun ne olduğuna dair bilgisi olmayanların ilgili yazımızı okumasını tavsiye ederiz.

Kısaca tutukluluk, bir ceza değil tedbirdir. Bu anlamda şüpheli veya sanıkların tutukluluk süresi çok kısa sürebileceği gibi dosyasına göre tutukluluk süre sınırlarına uzama ihtimali mevcuttur. Yani bir haftada da tahliye edilebilir bir senede de.

Burada önemli olan konu, tutukluluk kararının neden dolayı verildiği ve hangi sürede veya aşamada tutukluluktan beklenen faydanın sağlanmayacağı hususudur. Bu durum da her dosyanın durumuna göre değişebileceği gibi aynı dosyalar için farklı hakimlere denk gelmesi halinde farklı kararların verilebildiği de bilinmektedir.

Bu anlamda bir şüphelinin veya sanığın ilk celsede tahliyesi konusunda garanti vermek gibi bir durum söz konusu olamaz. Yani, ilk celsede tahliye ettiririz gibi vaatlerle yüksek ücret talep edenlere itibar edilmemesini tavsiye ederiz. Nitekim, kamuoyunda bu vaatlerle ve avukat olduğunu belirterek dolandırıcılık yapan aslında avukat bile olmayan kişilerin olduğunu görmekteyiz. Burada bahsettiğimiz ayrım ücretin yüksek olup olmamasından ziyade kesin gibi vaatler için çok yüksek ücret talebidir. Yani dosyanın durumuna tecrübeye göre avukat emeğini serbestçe belirleyebilir. Ancak bu ücret, gerçekleşeceği kesin olmayan bir vaat için olmamalıdır.

Peki ilk celsede tahliye için ne yapılabilir?

Bu konuda kesin vaatlere bakmaksızın öncelikle dosyayla gerçekten ilgilenebilecek, tüm ihtimalleri değerlendiren, güvenilir bir avukatla çalışmanızı tavsiye ederiz. Zira, davada beraat etme ihtimali ne kadar artar ve bu ihtimal ne kadar mahkemeye gösterilebilirse tahliye imkanı artmaktadır. Bunun yanında diğer tutukluluk şartlarının da oluşmadığı konusunda çalışma yapılmalıdır. Nitekim, sanığın hukuki durumunu tam tersine çevirebilecek savunmalarda ve delilerde ilk celse bile beklemeksizin tahliye kararı verilebilmektedir. Ancak bu karar en nihayetinde mahkeme kararına bağlıdır ve bu konuda her ne kadar güçlü deliller olsa da, hele de günümüz yargı düzeninde, kesinkes tahliye kararı verilmesi mümkün olmayabilmektedir.

Tutukluluk hallerinde kişilerin önceliği dosyadaki delilleri değerlendirmek yeni deliller toplamak ve gerekli, doğru hukuki değerlendirmeyi yaparak hareket etmektir. Sanığın ceza almama ihtimali varsa buna öncelik verildiğinde tutukluluk hali zaten bir şekilde sona erecektir. Ancak sadece tahliye ettirme vaatleriyle ve düşüncesiyle hareket etmek hem maddi anlamda hem de manevi anlamda sanıkları ve yakınlarını olumsuz etkilemektedir.

Sonuç itibariyle tutuklu yakınlarına ilk celsede tahliye istemi ve vaatleriyle hareket edilmemesini, bu konuda gerçekçi hareket eden ve gerçekçi olmayan vaatler yerine gerçekten dosyaya çabalayabilecek bir avukatla hareket edilmesini tavsiye ediyoruz.