top of page

Aradığınız yazıyı bulamamanız veya hata alınması halinde arama kısmını kullanarak ulaşabilirsiniz.

Ankesörlü Telefon Davalarında Güncel Bilgiler ve Beraat Karar Gerekçeleri

Ankesörlü telefon davaları, ankesörlü telefonlardan yapılan aramalar nedeniyle ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkları kapsamaktadır. Özellikle terör soruşturmaları ve ceza davalarında ankesörlü telefon kayıtları önemli delil olarak kullanılmaktadır. Bu yazıda, ankesörlü telefon davalarının güncel süreçlerini ve dikkat edilmesi gereken hususları ele alacağız.


Ankesörlü Telefon Davalarında Güncel Bilgiler ve Beraat Karar Gerekçeleri

Ankesörlü Telefon Davalarının Hukuki Temeli-Yargıtay'ın Bakışı


Ankesörlü telefonlar, sabit hatlı ve genellikle halka açık yerlerde bulunan, kart veya bozuk para ile çalışan telefonlardır. Bu telefonlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olup olmadığına yönelik son 10 yıldır binlerce soruşturma ve kovuşturma yürümüştür. İlgili yazılara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:






2025 yılında Yargıtay'ın ankesörlü telefon iddialarının özellikle araştırılması gerektiği gerekçesiyle beraat kararına ilişkin çok fazla bozma kararları mevcuttur.


Örneğin 01.12.2025 tarihinde verilen bir kararda aşağıdaki gerekçelerle beraat kararı bozulmuştur:


Yargıtay 3. Ceza Dairesi   2025/4891 E.  ,  2025/27162 K.

"...Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;


Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,"


Yine aynı şekilde bir başka dosyada mahkumiyet kararı ise aşağıdaki gerekçelerle bozulmuştur:

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/.. 2025/... 24.06.2025 tarihli

"Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;

Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", nazara alındığında;

Sanığın bizzat kullanımında bulunan GSM hatlarından bütün görev yerlerini kapsayan HTS dökümlerine göre ankesör/ardışık arama kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadıkları, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın tüm görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerler itibariyle hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından ve ilgili kişilerin tanık olarak usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA,"


Görüldüğü üzere, halen Yargıtay tarafından ankesörlü telefonlardan ardışık aranma iddiası ciddi ve önemli bir delil olarak kabul edilmekte ve beraat kararı verilmiş olsa dahi, savcılığın itirazları neticesinde dosya bozulup başa dönebilmektedir.


Ankesörlü Telefon Davalarında Savunma


Ankesörlü telefon davalarında salt aramaların kim tarafından yapıldığının belli olmadığı veya arama kayıtlarının hukuka aykırı şekilde tutulduğu gibi genel savunmaların pek bir etkisi bulunmamaktadır. Yine aynı şekilde siyasi söylemler veya uzun uzun HTS kayıtlarının salt hukuki delil niteliği üzerinde kalmak çözümsel bir sonuç sağlamamaktadır. Bu nedenle mevcut verilerin üzerinden olayın gerçekliğe kavuşturulması için çalışılmalıdır.




Özellikle aramalarda ardışıklık olması halinde ardışıkta aranan kişilerin kendi dosyasındaki beyanlar, tanık olarak verdikleri ifadeler önem arz etmektedir. Bununla birlikte söz konusu aramaların başka delillerle desteklenip desteklenmediği de her dosya açısından farklılık göstermektedir.


Ankesörlü Telefon Davalarında Hukuki Süreç ve Çalışmalar


Ankesörlü telefon davaları, teknik ve hukuki açıdan karmaşık süreçler içerir. Tarafımıza ulaşan pek çok kişinin davayı önemsememesi veya yanlış yönlendirmelerle Yargıtay sürecine kadar mahkumiyet sonucu ile hareket edebildikleri görülebilmektedir. Ne var ki, süreç her ilerlediğinde yapılabilecekler ve etkileri azalabilmektedir.


Davaların süreçleri ortalama 4-5 yıl sürebilmektedir. Bu süre ilk derece mahkemesinin beraat veya mahkumiyet kararı vermesiyle birlikte bitmemekte, kararın tümden kesinleşmesine kadar sürmektedir. Bu uzun süreç içerisinde hukuki olarak aşağıdakiler yapılabilmektedir.


  • Ankesörlü telefon kayıtlarının incelenmesi ve hukuki değerlendirilmesi

  • HTS kayıtlarının toplanması ve analiz edilmesi. Bunun için ayrı bir uzmana danışmaya gerek bulunmamakta olup, HTS kayıtlarından anlayan avukatlar yapabilmektedir.

  • Delillerin toplanması ve mahkemeye sunulması

  • Savunma stratejisinin belirlenmesi ve uygulanması

  • Mahkeme sürecinde müvekkilin temsil edilmesi

  • İtiraz, istinaf ve temyiz işlemlerinin yürütülmesi


Bu hizmetler, bireylerin haklarını korumalarına yardımcı olur.


Ankesörlü Telefon Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler


Ankesörlü telefon davalarında sürecin doğru yönetilmesi için bazı önemli hususlara dikkat edilmelidir:


  • Delillerin her birine ayrı ayrı dikkat edilmesi

  • Savunma hakkının yerinde ve öz biçimde kullanılması

  • Teknik hususların incelenmesi

  • Mahkeme kararlarının dikkatle takip edilmesi

  • Gerekli durumlarda itiraz haklarının kullanılması


Bu noktalar, davanın seyrini doğrudan etkiler.


Sonuç ve Öneriler


Ankesörlü telefon davaları, teknik ve hukuki açıdan karmaşık yapıya sahiptir. Her dosya birbirinden bağımsız ve özeldir. Bu nedenle emsal karar sunmaktan ibaret savunma stratejilerinin makul bir yanı yoktur. Nitekim, sitemizde yer verilen tüm beraat kararlarında Mahkemelere neredeyse hiç emsal karar sunulmamıştır. Aşağıda yer verdiğimiz beraat kararları da hem müvekkil bilgi gizliliği hem de emsal olarak sunulmasının faydalı bir yanı olmadığından künye bilgilerinden arındırılmaktadır. Salt gerekçeler itibariyle mahkemelerin güncel olarak nelere dikkat ettiğini görmek açısından paylaşılmaktadır. Bu anlamda, süreçler istenmeyen noktalara gelmeden profesyonel destek alınmasını tavsiye ederiz.


Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.


Beraat Kararı Gerekçeleri


T.C.

ANKARA

.... AĞIR CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2024/... Esas

KARAR NO : 2025/...

C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2024/...

"BERAAT"

GEREKÇELİ KARAR

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A


BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

C. SAVCISI : ...

KATİP : ...


DAVACI : K.H.

SANIK : ...

VEKİLİ : Av. FEYZULLAH ALTAŞ, Kızılay Mah. Şehit Adem Yavuz Sok. No:16/16 06420 Çankaya/ ANKARA

SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

SUÇ TARİHİ VE YERİ : CMK'nın 232/2-c maddesi gereğince yazılmamıştır.

KARAR TARİHİ : 14/10/2025


Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun 29/11/2024 tarih, 2023/... Soruşturma ve 2024/... Esas sayılı iddianamesi ile: Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3/1, 5/1 ve 7/1. maddeleri delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi ile aynı yasanın 53/1 ve 58/9 delaletiyle 58/6. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış mahkememizin 2024/383 Esas sırasına kayıt edilmiştir.

SAVUNMA:

..." şeklinde savunmada bulunmuştur.

TANIK BEYANLARI:

TANIK ... BEYANINDA: "Ben şuan SEGBİS vasıtasıyla huzurda gördüğüm sanığı tanımıyorum. Sanığın ismi de bana bir şey çağrıştırmamaktadır. Benim hakkımda FETÖ/PDY örgüt üyeliği suçundan herhangi bir işlem yapılmamıştır. Ben herhangi bir şekilde kamu görevinde bulunmadım. Ben 25.11.2016 tarihinde herhangi bir işte çalışmıyordum. O tarihte yapılan aramayı da hatırlamıyorum. Ben sanığı tanımıyorum. Tanımadığım için de örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir bilgim bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANINDA: "Ben şuan SEGBİS vasıtasıyla huzurda gördüğüm sanığı tanımıyorum. Kendisini ilk defa gördüm. Benim hakkımda örgüt üyeliği suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma yapılmamıştır....." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANINDA: "Ben şuan SEGBİS vasıtasıyla huzurda gördüğüm sanığı tanımıyorum...." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizin 14/10/2025 tarihli oturumunda tüm aramalara rağmen ulaşılamayan tanık ...'nın dinlenmesinden vazgeçilmiştir.

DELİLLER:

1-Sanığın savunmaları,

2-Tanık Beyanları,

3-Bank Asya Hesap Hareketleri,

4- Bilirkişi Raporu,

5- HTS Analiz Raporu,

6- Ankesör/Büfe Sorgu Raporu,

7-Araştırma Tutanakları,

8-Nüfus ve adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı delil olarak değerlendirilmiştir.

Mahkememizce UYAP sisteminden ve örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmada dosya kapsamı haricinde sanık hakkında herhangi bir beyanın ve benzer suçtan başka dava veya soruşturma dosyasının bulunmadığı tespit edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Her ne kadar sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de;

Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmektedir. Ayrıca örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi ayrıca hiyerarşik yapıya dahil olması gerekmektedir.

Sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmadığını savunmuştur.

Tüm dosya kapsamı, sanığın savunmaları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılan araştırmalarda dosya harici yeni bir delil bulunmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının cevabi yazıları ve ekleri uyarınca sanığın örgüt tarafından kullanılan haberleşme aracı olan Bylock programını kullandığının tespit edilemediği, her ne kadar sanığın farklı tarihlerde ve birden fazla kez ardışık olarak arandığı ve bu aramaların örgütsel nitelik taşıyan aramalar olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın ardışık arandığı iddia edilen tanıkların sanığı tanımadıklarını ve sanığın örgütsel herhangi bir eylemine dair bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, görüldüğü üzere sanığın örgütün mahrem imamları tarafından arandığı yönünde tanık beyanının bulunmadığı, söz konusu aramalar ile sanığın örgütsel toplantılara çağrılıp çağrılmadığı hususlarının şüphede kaldığı, bu nedenlerle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması kapsamında olduğunun ve bu kapsamda arandığının dosyada mevcut deliller kapsamında kesin ve net olarak tespit edilemediği, sanığın tüm savunmaları ve aramalara ilişkin kriterler gözetildiğinde sanığın örgütsel saik ile aranıp aranmadığı konusunda şüphe oluştuğu, sanığın, örgüte insan kazandırma faaliyetlerinde veya maddi katkıda bulunduğuna, örgütün organizasyonlarına dahil olduğuna, örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığına, mahrem yapılanma içinde olduğuna, örgüt içerisinde görev üstlendiğine, kod adı kullandığına, örgüt amacını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiğine, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığına, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin hakkında tam vicdani kanaati oluşturacak bir delil veya tespit bulunmadığı, tüm hususlar değerlendiğinde cezalandırmaya karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesine bağlı olduğu, şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış hususların sanık aleyhine yorumlanamayacağı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir iddia ya da delil bulunmadığı ve böylece atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince oy birliği ile beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Sanık .... hakkında her ne kadar silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suçtan BERAATİNE,

2-Sanığın beraatine karar verildiğinden yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,

3-Sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 48.000-TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,

4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 16/1. maddesi uyarınca soruşturmada görev alan kolluk birimlerine GÖNDERİLMESİNE,

Dair, sanık ve sanık müdafiinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı huzurunda mütalaasına uygun olarak, mahkememiz gerekçeli kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde hükmü veren mahkememize dilekçe verilerek veya zabıt katibine beyanda bulunularak bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın Hakime onaylatılması suretiyle ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ'nce incelenmek üzere İSTİNAF yasa yoluna başvurulabileceği, İstinaf edilmediği takdirde kararın kesinleşeceği ihtarı yapılarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi usulen anlatıldı.14/10/2025



T.C.

........

... AĞIR CEZA MAHKEMESİ

BERAAT


DOSYA NO : 2025/... Esas

KARAR NO : 2025/...

C.SAVCILIĞI ESAS NO : 2025/...


GEREKÇELİ KARAR

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A


BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

C. SAVCISI : ...

KATİP : ...


DAVACI : K.H.

SANIK : ...

MÜDAFİİ : Av. FEYZULLAH ALTAŞ, Kızılay Mah. Şehit Adem Yavuz Sok. No:16/16 06420 Çankaya/ ANKARA

SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

KARAR TARİHİ : 16/12/2025


Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan yargılama sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA :

... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih, 2022/... soruşturma, 2025/... esas, 2025/... sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 3713 s. TMK 7/1 delaleti ile TCK 314/2, TMK 5/1,TCK 58/9, TCK 53/1

maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.

SAVUNMA :

SANIK ... SAVUNMASINDA: "..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

MÜTALAA :

İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "... Sanığın örgüt faaliyeti kapsamında çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik ihtiva eden eylemlerde bulunmak sureti ile üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 3713 s. TMK 7/1 delaleti ile TCK 314/2, TMK 5/1,TCK 58/9, TCK 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini" kamu adına mütalaa etmiştir.

DELİLLER :

A)Tanık beyanı :

TANIK ... BEYANLARINDA : "benim hakkımda fetö kapsamında yargılama yapılmadı. Sanığı tanıyorum. .... Sanıkla ardışık aramaya ilişkin bir bilgim yoktur. Bilgim görgüm bu kadardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANLARINDA : "... Sabit hatlardan bizi arayarak toplantılara çağıran olmadı. Sanık hakkında başka bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANLARINDA : "sanığı tanımıyorum. ... Segbis ekranından bana gösterilen sanığı tanımıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.

B)Diğer deliller :

-Sanık savunması,

-Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen sanığın üyesi olduğu iddia edilen FETÖ/PDY terör örgütü hakkındaki bilgi notu,

-Emniyet Genel Müdürlüğü mahrem yapılanması operasyon rehberi,

-Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığınca düzenlenen veri inceleme raporu,

-HTS analiz raporu,

-Maliye Bakanlığı Mali Suçlarla Araştırma kurulu tarafından düzenlenen sanığın banka hesaplarına ilişkin rapor,

-Gizli Tanık Garson İfade Tutanağı,

-Şüpheli ifade tutanağı,

-İfade verme tutanağı,

-Bilgi alma tutanağı,

-Yakalama - ev ve iş yeri arama - el koyma tutanakları,

-Araştırma Tutanağı,

-Nüfus ve adli sicil kayıt örnekleri ile tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL ve GEREKÇE :

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3-2017/3 sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere;

...

YARGILAMA SIRASINDA TOPLANAN DELİLLER, SANIĞIN SORGU VE SAVUNMASI VE TÜM DOSYA KAPSAMI NAZARA ALINARAK SOMUT OLAY DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE:

...

... Emniyet Müdürlüğünün ... tarihinde gönderilen e-postada " .... " içerikli ihbarın geldiği ... Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği, ...Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbarın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı anlaşılmıştır.

Sanıkla ardışık arandığı ve sanıkla aynı dönemlerde ...'da SGK girişi bulunduğu tespit edilen ... ile ... tanık olarak mahkememizce dinlenilmiştir.

TANIK ... BEYANLARINDA : "benim hakkımda fetö kapsamında yargılama yapılmadı. Sanığı tanıyorum. .... Sanıkla ardışık aramaya ilişkin bir bilgim yoktur. Bilgim görgüm bu kadardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANLARINDA : "... Sabit hatlardan bizi arayarak toplantılara çağıran olmadı. Sanık hakkında başka bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK ... BEYANLARINDA : "sanığı tanımıyorum. ... Segbis ekranından bana gösterilen sanığı tanımıyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü Üyesi olmaktan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında düzenlenen Ankesör/Büfe Sorgu raporu incelendiğinde şüphelinin ... numaralı hattı, ... ilinde bulunan ankesör/büfe hattından ... tarihi, saat ...'de 2012 yılının ... ve ... ile ardışık olarak arandığı ve aramaların 0 saniyeli çağrı şeklinde olduğu yine ... ile ardışık olarak arandığı ve aramaların 0 saniyeli çağrı şeklinde olduğu, sanığa ait dosya içerisinde bulunan HTS kayıtlarının ATAÇ kayıtları ile karşılaştırılması suretiyle rapor temin edilmiş olup, ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ardışık aramaların ... yılı içerisinde gerçekleştiği ve ''0'' saniyeli çağrılar olduğu, '' cevapsız ve başarısız'' çağrılar olarak tespit edildiği, sanıkla ardışık arandığı ve hakkında adli tahkikar bulunduğu anlaşılan ... hakkında UYAP'tan yapılan arsaştırmada hakkında aynı suçtan takipsizlik kararı verildiği, tanık ... hakkında da yargılama bulunmadığı, beyanlarında özetle sanığı yalnızca okuldan tanıdığını, örgüt toplantılarına katılmadıklarını, kendilerini sabit hatlardan arayarak toplantılara çağıran da olmadığını beyan ettiği, tanık ... hakkında da benzer suçtan yargılama bulunmadığı, kendisinin beyanlarında özetle; sanığı yalnızca okuldan tanıdığını, kendilerini sabit hatlardan arayarak kimsenin örgüt sohbetlerine davet etmediği, kendilerinin örgüte ait sohbet ve toplantılara katılmadıklarını beyan ettiği, sanık hakkında düzenlenen ATAÇ raporunda sanığın operasyonel hat kullanıcısı olmadığı, dolayısıyla sanığın... tarih aralığında aktif olarak kullandığı tespit edilen ... numaralı GSM hattından 2013 yılı içerisinde ardışık arandığı tespit edilmiş ise de dosya kapsamında sanığın ardışık aramalar sonrasında örgüt bünyesinde düzenlenen sohbetlere ve toplantılara katıldığında dair somut bir delil bulunmadığı, yapılan aramaların mahiyetinin ''0'' saniyeli çağrılar olduğu, aramaların ''cevapsız ve başarısız'' olarak nitelendirildiği, sanıkla birlikte ardışık aranan diğer şahıslar hakkında verilen bir mahkumiyet kararı bulunmadığı gibi şahısların sanık aleyhine beyanlarının da bulunmadığı, sanık hakkında örgüt üyesi olduğuna dair dosyaya yansıyan iddianame anlatımı dışında herhangi somut başkaca bir delil bulunmadığı, sanık hakkında tüm Türkiye çapında UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan araştırmada da dosya kapsamındaki aramalar dışında bir veriye rastlanılmadığı anlaşıldığından ; sanığın aranma şeklinin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin güncel içtihatlarında saydığı kriterlere uygun olmadığı, sanığın örgüt üyeliğinin gerçekleşmesi için gerekli olan terör örgütü ile organik bağ kurulabilmesi, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna dair bir delilin dosya kapsamına yansımadığı, sanığın üzerine atılı suçları yargılamanın bütün aşamalarında istikrarlı şekilde kabul etmediği anlaşılmış, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Her ne kadar sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın BERAATİNE,

-Sanık yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 65.000,00 TL vekalet ücretinin Maliye hazinesinden alınarak sanığa verilmesine,

-Yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasına,

Dair; Sanık ve Sanık müdafinin yüzüne karşı, CMK’nın 273. Maddesi gereğince, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren (iki hafta) içinde hükmü veren mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yerdeki emsal mahkemeye, emsal mahkeme yoksa Asliye Ceza Mahkemesi'ne bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunularak tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılması suretiyle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile mütalaaya aykırı olarak, oybirliği ile karar verildi. 16/12/2025


Ankesörlü Telefon Davalarında Güncel Bilgiler ve Beraat Karar Gerekçeleri

bottom of page